25 07 2011

Bekir Koçak Dergilerdeki Tüm Şiirleri

Bekir Koçak Dergilerdeki Tüm Şiirleri

 

ADINI SİLDİM

Tarih: 00:44 on 17/5/2009 Kategori: Siir , Şiir

ADINI SİLDİM

 

seni ben yazmadım kitaplara

ellerini ölü bir yaprağın sesinden aldım

silahın oyunsuz çocuklar gibiydi

kokusuna ağlıyordu gül

küskün yüzün kısacık ömrüm

emdim göğüslerini bir kızın çoğaldım

 

seni ben sormadım mevsimlerden

ölmeden bir kez daha geldi babanız

alıp götürdü seni esen rüzgarı

gelmiyordun çocuklar özlüyordu

adını sildim gözlerinden

 

sana vermem bu şiiri

senden kalan bir şey yok

kanat benimdi gölge elin gölgesi

kaç kuş vuruldu o taşla

kanadı bakışlarım sen gittin

kapandı kaldı gözlerimin perdesi

 

Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 45)

 

http://kennygobson.appspot.com/esevcanca.blogcu.com

 

 

Ekin Sanat Dergisi - Mayıs 2009

 

ÖZNESİ ÖKSÜZ TÜMCELER

öznesi öksüz tümceler
taşır ağırlığını yılların
çok şeye bedel
kaygıların uğultusu
içindeki ateş
karartır günün sevincini
susar
aşkın tortusu
uzanır mevsimden mevsime
gönül telinde fuzuli
sesi olur hünkârın
ikramın inceliği sanır
ölümü yok sayar
güneşe bağışlar gündüzü
bağ bozumu esrik yüzü
hüznüdür kibele’nin
incecik yollardır
başlayıp bitirdiği
dokunan bin bir renk kilim
hasretin sızısı
çılgınlığı sevdanın
yürek tomurcuğu
tutunur bize ansızın
yol düşkünü ayrılıklar
sümer’den hatti’ye çıkar
rahmine ihaneti
bakire kızın
nar çatlağı
doğum çığlığıdır
ufku uçsuz bucaksız
avuç içi dünya
dolaşır atlasında
göğe bakan umut
tanrının göz koyduğu
üzüm tanesi bolluk
yatağında tanrıçaların
yanıp söndükçe kandil
yürür meçhul sokaklara
yersiz yurtsuz
benzi soluk
güvercin kanadı sular
dehşet içinde zaman
dudakları kavruk

Bekir Koçak

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Bekir Koçak,Şiir

Bekir Koçak / Seçilmiş Şiirler

Tarih: 16:33 on 24/7/2011 Kategori: Siir , Şiir

Ekin Sanat Dergisi -Şubat 2010 Sayısı


MEMLEKET AYNI MEMLEKET

buğusu üstünde
ekmek tazeliği
zeytini marmara karası
oturup yesek şurda
minarenin ışıkları sönmeden
inmeden hırsızlar meydana
bekçiler bırakıp gitmiş uykularını
dil tutuk
el korkusu fısıltılar
hesabımız tutmuyor
ücretler asgari
birkaç sokak köpeği
birkaç serseri
sigara içimi düş
bulut kayması züğürtlük
söylene söylene keyif kaçıran
“iş ekmek hürriyet”
sevgisi kelepçeli kadının
başında herkes
gol sevdasında gençlik
sokaklar arbede
birliğini bozmuş işçiler
buz gibi sularda ten
açlığın barikatında nefes
yıl yılı kovalasa n’olacak sanki
memleket aynı memleket

Bekir Koçak

 

*******************************

 

Ekin Sanat Degisi - Ocak 2010 Sayısı


GÖZ HAPSİ

benliğimizi vuracak hamasi sesler
noktası virgülü kanayacak ömrün
göz hapsinde duraklar
kendi bilinmezinde
biraz taş biraz molotof
ipeğin ince yüzü incinen
kolaçan bir yalnızlık
başucunda korkunun

sarmaşık kurusu duvarlar
can sıkıntısı
lanetin ipini tutunmuş karanlık
sokak kendine küs kösnük lambalı
güvensiz siperler gazlı bombalı
siz biz tacı papatyalı gelinler
hayali şavkında saklı
dokunan halı
aşkı cicim cicim kızlar bunu anlamalı

bunu anlamalı yangın yürek
yağmur yorgunu bahar
tezgahı içimizde vicdan karası
koltuğu kitaplı panzehir
barikata takılan saç
tutuşan dal
tende yanık
omuzda vebal

ihanet adlı yaratık
yaşı ne olursa olsun
kara bir limanda onlar
umudun katlinde
sözleri kanlı
fark etmez bu yolda kız erkek
okyanus dalgası çığlıklar
külünde eriyen insan mı

insan mı külünde eriyen
dağdan düze çekilen çizgi
hırsı içinde cinnetin
serpilen alazın moru
saçları illâ saçları
yazılacak sarı sayfalara
okuyabilirsen oku

yazılacak sarı sayfalara
leylimsiz düşleri
beslendiği pusular
ay gölgesi
gönlü zindan
kör kıvılcım gözleri
çemberi dışında feleğin
figan gecesi gecelerimiz
bozar ayarını geleceğin

Bekir Koçak

 

*************************************

Ekin Sanat Dergisi Aralik 2009


Uzun Lafın Kısası

1
çıkıp gelir bir yerlerden
ağzında üç güllü yonca
ser izi sır izi
gözleri bir çift gonca
süzülür için için
gizemli dağ lalesi gencecik
maviler giyinir düşlerimize
san peri kızı
2
san peri kızı
azında dişlenmiş elma
masal içi bir şey
kahramanı babilden
gülüşü yunus işi
azıcı Dicle kahrı var
uzanır ömre vallah
sümer’den hitit’e kadar
3
çıkıp gelir bir yerlerden
çığlığı gözlerinden okunur
uçuk düşler mi dersin
uçurtmalar mı uçan
ipi yağlara banmış
sen kara ben kara
yalvarmadan cellatlara
ayazı bol mart gibi
ihtilâl artığı vuran dalga
denize bak yeter
uğraşı cihan değer
uzun lafın kısası
telvesi sizde kalsın
falı sizde
darağacı sancılı mayısın
gün sıcağı şarkılar
kilitlendi gönlümüze
zamansız çekildik dara
4
karamsarlık hesabı yok
yumruğun ucunda her şey
hıncı diş döker
öfkesi çadır söker
çıkıp gelir soframıza
duruşu yaz kokusu
savrulur
susar fırtınalar
ucu ucuna derler ya hani
habil kabil utancına denk
ne kalmışsa tanrılardan
ashab-ı kehf uykusu
sağa dön yalan
sola dön kan revan
5
uysal yürüyüşünde insanlık
acının pınarına uyanır
dağ yangısı sesi soluğu
helâli güç uykuların
emeğin yağmuru ter
kâbesi grev çadırı
ot sancısı tenleri
ölüm de olsa sonucunda
sürer yolculuk

Bekir Koçak


**************************************

Bu Aşk Yosun Tutmaz


Çocuktum
Minörden majöre uzanan uçurum kenarında


Pusulanın gariban kuzeyinde 'ç'
Ve tapınılası benin habersizliğiydi tümcelerim
Şaşkın çakıl taşları dizdim yol boyu sonsuzluğuna
Geldikçe ben sen gittin...


Çocuktum
Unuttum seni kır çıçekleri toplarken gökçe toprakta


Satırlarının mistik bahçesinde 'gel'
Çikolata oyunbazlığıydı bu duyarlı çağrı sesin
Yine de çizdim ülkeni aldanışımın coğrafyasına
Geldikçe ben sen geldin...


Çocuktum ve
Sevginin alfabesini yazdın mavi tahtaya


Öğrettiğin ilk cümle 'sana seviyorum'
Kapanışıydı bu sınır kapılarının/kalmayı seçtim
Gücümü sınayan gizemin zahiri varlığında
Geldikçe ben sen gittin...


Büyüdüm ansızın/
Ayaklanan harflerim iğne ucu savaşta


Namlunun korkusuz hedefinde 'm'
Ve hırçınlığımın görünmezliğiydi usul gelişin
Bıkkın kadın titredi tetiğin sana dönen ucunda
Sen geldin ben gittim...


Çocuktum/büyüdüm
Büyüktün/çocuk ol istedim


Özlemin bilinmez hevesinde 'umut'
Yanlışları birbirinden çıkarır sıfıra eşitlerim
Sen sevdiğini anlat kırılgan doğrularıma
Gelirsin gelirim


Çocuklaşırız özlemin kucağında
Ve büyüdükçe büyür bu sevda...


Çağla Dağ

 

************************************

 

Ekin Sanat Dergisi Kasim 2009


BIRLIKTE ÇIKACAGIZ BURADAN

simdi birlikte çikacagiz buradan
issizlige sürgün bir andan
agaç alti duvar dibi
sesine soluguna
muhalifi bulutlar gibi
çabasi büyük karinca
umuda yol almakta

siginti biz miyiz simdi
“gelgitli” çogaldigimiz ülkede
“ah”siz günümüz geçsin isteriz
kader çizgisinde sorular ve yanitlar
görünmez yerden buyruk
çagrisiz konuklar doldu içimize
sessizligin atlasini yirtar olduk

sabahin örsü hâla kizil
tan kutsali izlerde
sahibini bekler
enkazi atesten önce
külü depremden
sütü yavan bebekler
bagislayin sila hasreti kirpik
zaman çigligi (ip(lik
siginir çok sonralara
terlemeye durmus biyiklar
yüregi büngül büngül yara
gençler yürür siratina ömrün
bekler istegini mevsimlerden
zeytin kahrinda
incir yesilinde magrur bir ana

birlikte çikacagiz buradan
erken olursa da olsun vakit
bir ekmek ya da simit
aklindadir yoksulun
hata kabul etmez
sabahçi kahveleri
kör kedi topalit
bekliyor artigini insanin
bekliyor umuda gülmeyi
kizilay’da bir bankta
yatan hasta

simdi birlikte çikacagiz buradan
kizilay’dan sihhiye’ye dogru
panzer gicirtisindan uzakta
“igne atsan yere düsmez”
Eylemi anlamli vakur kalabalikta
kusatmadan yorgun teras
nankör sokak
uzun yol unutulmusluk
oyalanan aksamlar
vicdan azabi uçurum
açilip kapanan ev kapisi
bizi bekler simdi
gür sesli alanlarda

Bekir Koçak

 

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Bekir Koçak,Dergilerden Seçilmi

Konur Sokak Uçarı / Bekir KOÇAK

Tarih: 21:56 on 26/4/2009 Kategori: Siir , Şiir

Konur Sokak Uçarı

 

konur sokakta bir güvercin

kopardı beni zamandan

gülen en gülendi

                         zamana hançer

bağdaş kurmuş betona

ağıt rezilliğinde yüzü

ötesi bir sigara içimlik

yalnızlık kanadında

kuşluk vakti şimdi

 

           susamlı bir dünya

           yarısı simit yarısı açlık

           yaşam bu işte

           zehir zıkkım tadında

 

konur sokak uçarı

güvercinler ürkek

yolun ortasında

           bir kız bir erkek

           adam asılır saçlarından

           kahkahalar(ı) ağız taşkını

           gazete başlıklarından habersiz

           dudağı dudağında

                                 yaşıyorken aşkını

 

marmara pusuda

kaynar tan yeri suda

kalp kırgınlığı salkım saçak

fısıldar yaprağına ağacın

ter basar utancı

soframız karabasan

gam değil tsunami

ömrün kıyıları vurulduğum

gözler beyaz köpük

             eller deniz mavisi

 

             kıyamet ezgisi namus

             bıçak yarası

             ucu karanlık galeride

             ay ölüsü sancı

             yalnızlığımız

             susmak ve susmak şimdi


Bekir Koçak (Ekin Sanat, Sayı: 27, Haziran 2008 )
 

ANKARA DÜŞER YÜREGİME

 

1

dikenli teller içinde mayıs

gülkurusu haziranlar

tenim sonsuz akan ırmak

sol yanım ışkın

kovulmuş eylüller inceden ince

arzular alıngan günbe gün

seviştiğim ne dal ne yaprak

hesaba katılmaz bir düş dünyası

sancılı sıcak

ankara düşer yüreğime

aynaları kırılır ömrümün

 

 

yanı başımızda sardunyalar

kapılar kırk kanatlı bilmece

x artı y diyemem

emek ter beden

ten sorgular tini

hangi suikasttan kurtuldu

hangi barikata direndi bilemem

canımıza can katan rüzgar

 

2

suskun kalma

sesin sesimden kalabalık

onaran varsa yaranı

konuş dinlesin uzaklar

yakına sözünü geçir

kanıyorsa yaşamın yüzü

seninle gelir bu kente

süzülen bulut okunan şiir

fırında köz

demirde nar

incir dilli aydın

tütün saçlı akhisar

 

3

karadeniz poyraz öper

lodos patlar akdeniz

ağını dişler balıklar

bırak deme zoru bana

takası tayfası naçar

şahdamarı delinir elbet

kulaklara kaçınca kar

 

elleri yüzbin baca

gözleri yer altı ocak

tamiri imkansız ne var ki

düşü akşam serinliği

sıcak somun oğul uşak

bir adım ötesi mayıs

tutarsa dalları tomurcuk

uçurtmalar uçuracak

 

4

çıkar gözlerinden

aşkın yücesini

zehrine ne demeli

kitabı kurşun

haykırışı olmalı

düz, ün yokuşun

yeşili bırakıp kar sularında

okşa iki yüzünden birini

kavrul sıcağında yurdumun

alnımıza yazı değil kahrolmak

"ecele faydası yoktur korkunun"

 

5

ne var ki kolay olan

bak döl Emziren şu toprak

yalazlanır her yerinde

buğulanır yedi rengi

dur durak bilmez inan

alkış tutar gidenlere

cengaver kesilir

kınındaki kör bıçak

 

Bekir KOÇAK (Ekin Sanat, Sayı: 4, Mayıs 2005 )

95
0
0
Yorum Yaz