25 07 2011

BİR KAÇ ŞİİR/ BEKİR KOÇAK

Hasret Sevdanın Kendisi

 

can bedeni vurdu

ölümü soğudu zaman

aklımda çocukluğum

sevgi masumu göründükçe

göçebesi oldum kentlerin

kayboldum

 

elleri günaydın güneşi okşar

sorgular gizini yaşamın

hasret sevdanın kendisi

aşar arsızlıkları

sevgiye koşar

 

aklın düşünde yaşamak

bu meydan bu tren bu ray

dal uçları gün aydınlığı

uzağı yürek bungusu

 

                   olmazlanır kadim ayrılık

                   öfke işe yarar

                   ağırdan alır türküler

                   başlangıcı muştulu haber

                   gizlidern ses verir

                   yazar günlüğünü acıların

                   tanıktır zamana dört duvar

 

sen dokundukça

                  saçlarım düğüm

                  çözümü güç sorunlar için

                  sevda nedir ki öldüğüm

                  alfabeden bir yaprak

                  aşkın "a"sıyla acının "a"sı yan yana

                 dili tutulur baharın

                 deşilir yarası uçurumların

                 dağ doruğu buzullar

                 akar ateşine umudun

                 kül ve kömür bana kalır

 

acının yumağında her soru

yanıtı sabırda saklı

 

                   eylemin sabra direnci

                   uzatma diyor yılları

                   saati gücendirme

                   kuyuları kazarken iğne ile

                  aklında olan yenilik

                  zoru gülümseyen gece

                  kılı kıpırdamaz delilik

                       yol uzatır düşürür ağa

                      sen ben sözcükler

                                   düştükçe tuzağa

                      çocuklar daha çok ağlar

 

bozduğumuz oyunlarda

şiirin ince dili

ayların adı önemli değil

"yükte hafif pahada ağır".

Yükle yüreğine ne varsı

Hoşça kala uzak dur

Tut elinden yürü

                          Aldırma soğuğa sıcağa

 

Bekir Koçak (Ekin Sanat, Sayı: 30, Ağustos 2008 )

 

HER ÖLÜM FİDAN DALI

 

                                    kazım koyuncu'ya

 

ağırlanmak kutsal yontularda

yıkarken deniz köpüğünü

alışkın değilse de karadeniz

radyasyon lekeli çay yeşili toprakta

düşünmeden dölüne ihaneti

titreyen bir gülümseme

                                 gencecik ince

hangi makamdan şimdiki fırtınalar

kim olduğunu bilmiş gibi

                                 çağrılı çağrısız

yola çıkılmış bir kere

nereye nasıl varılır bilmiyoruz

kona göçe bu zaman diliminde

tut kollarını kapıların

çalmadan yarını deli rüzgar

kaç bin kez kaç bin güvercin

çiçeklerken yanağımızı

içimizde bin bir sızı

sor kurtuluşu mustafa suphi'ye

aklın süzgecinde çağın

bunca illeti saklar niye

çernobil bulutları

bir batar bir çıkar

umuda ısmarlanmış ne varsa

karabataklar suların boşluğunda

titrek yürekli bebecikler

bırakmış ellerini anaların

emmiş derdi derman diye anzer balı

sunağında gençliğimiz ölümün

"her ölüm erken ölüm"

                                     her ölüm fidan dalı

 

Bekir KOÇAK (Ankara Edebiyat, Sayı: 7, Ağustos 2005)

 

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Edebiyat,Şiir,Bekir Koçak

BAHARIMIZ SENSİN/ BEKİR KOÇAK

Tarih: 02:23 on 20/2/2009 Kategori: Siir , Şiir

BAHARIMIZ SENSİN

 

                        Torunum Salih Ege YÜKSEL’E

seni de karşıladım oğul, seni de

ölmeden önce

bir serinlik bahçemde gülüşün

sabah rüzgarlarına karşı

üşümüş bedenim

                     değince dudakların sıcacık

                     kuş kanadınca masum

                     kuş uçmalarınca ince

 

seni de karşıladım oğul, seni de

hoş geldin Ege Salih

                    demek ne kadar güzel

                    ne kadar kolay

seninle mutlandı yuvamız

seninle çoğaldı

                    baban Özgür annen İlkay

onların gülümsemelerinde

                                        seni kucaklamak

cemre sıcaklığınca kutsal

bahar tazeliğimce berrak

düşmek kirpiklerine damla damla

gözpınarlarına acıdan uzak

niyetim ve düşümü

oğul hoş geldin

                      ellerin ellerimde minnacık

yüreğimiz nevruz ateşi

mevsimler değişti bak

baharımız artık sensin

sen Salih Ege bebeğim

                              ne de güzelsin

                                            ne de güzelsin…

 

                                           Bekir KOÇAK

                                           03–05/08/ 2006

(Bu Şiiri bana gelen dergilerinin arasında buldum Bekir Koçak’ın… Bir izlek birliği içerdiği için hoşgörüsüne sığınarak buraya aldım. Torunun birine yazıp da birine yazmamak olur mu diyerek… A.Ş)

Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Edebiyat,Şair,Şiir,Bekir Koçak

BAHAR ÖRNEĞİ GÜLÜŞÜN/ BEKİR KOÇAK

Tarih: 02:21 on 20/2/2009 Kategori: Siir , Şiir

BAHAR ÖRNEĞİ GÜLÜŞÜN

 

                                                 torumum berkcan’a

 

ömrümün ellinci yılı, ödülüm

canların canıdır, çiçeğim, gülüm

hayatımın tadı berkcan'ım geldi

haneye can katan aslanım geldi

 

gönlümün esriyen en ince yanı

görünce insanın kaynıyor kanı

tasanı, hüznünü ve de sevdanı

seninle birlikte yaşarım oğul

 

inan ki yetiyor bana gülüşün

seninle başlayan en güzel düşün

vız gelir zorluğu baharın, kışın

beraber engeller aşalım oğul

 

bütün güzellikler olsun seninle

her güçlük yenilir senin sevginle

dilerim yarına güzelliğinle

birlikte sel olup coşalım oğul

 

isteğim ermendir her muradına

bunca iyilikler senin adına

takılsın gözlerin kuş kanadına

göğün maviliğine uçalım oğul

 

sarmış çevremizi hayatın ağı

oğul, sakın yorma sen de koçağı

aşılmaz sanılan çok yüce dağı

seninle beraber aşalım oğul

 

                                   Bekir KOÇAK

(Gizemi Temmuzda Saklı, 2000, s. 32)

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Edebiyat,Şair,Bekir KOÇAK,Şiir

Arsiv: AlsahBlog/Şiirler-Şairler 2005

Tarih: 18:01 on 15/2/2009 Kategori: Ali SAHIN _a_alsah_ Yazilari , Günlük

AlsahBlog/Şiirler-Şairler • Arşiv

31/1/2006: Öğrencilerin tamamına yakını internet ve televizyonu seçiyor, ders dışında okumayı gereksiz buluyor31/1/2006: Taha Toros'la 'Nâzım Hikmet Biyografisi' / Ataol BEHRAMOĞLU19/1/2006: ŞAİR ADNAN GÜL İLE "SICAK VESİKA" ÜZERİNE / ALİ OZANEMRE16/1/2006: Şairinizi, şiirinizi seçin/ Doğan HIZLAN15/1/2006: Usta şairin 104. doğum günü, düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor15/1/2006: CAHİT SITKI TARANCI'NIN ÜNLÜ "35 YAŞ" ŞİİRİ15/1/2006: Sabiha Sertel'in "Tevfik Fikret" Kitabı Dolayısıyla 1/ Ataol Behramoğlu15/1/2006: Sabiha Sertel'in "Tevfik Fikret" Kitabı Dolayısıyla 2/ Ataol Behramoğlu14/1/2006: ECEVİT'İN ŞAİRLİĞİ TARTIŞILIYOR13/1/2006: Aydınlanmanın şairi Tevfik Fikret ve Halûk Gerçeği/ Hasan Haluk ERDEM12/1/2006: Nail Güreli'nin Milliyet'teki Köşesinden Çarşamba Dörtlükleri...9/1/2006: “Şiir dediğimiz şey paylaşmak içindir” 2/ Mehmet ERTE9/1/2006: Cemal Süreya: Sanki Artık Hiç Şiir Yazamayacağım/ Mehmet H. Doğan (*)7/1/2006: "Güldeste": En Güzel Atatürk Şiirleri- Seçki (Antoloji)/ Şiirler & Şairler6/1/2006: “Şiir dediğimiz şey paylaşmak içindir” 1/ Mehmet ERTE6/1/2006: Haydar Ergülen6/1/2006: Cemal Süreya ödülü Ergülen’in4/1/2006: Yeşilçam'ın Gölgesinde Kalmış Bir Toplumcu Şairimiz: Cahit IRGAT3/1/2006: 1940 Toplumcu Şairler Kuşağından: Enver Gökçe 2/ Başar ŞAHİN3/1/2006: 1940 Toplumcu Şairler Kuşağından: Enver Gökçe 1/ Başar ŞAHİN3/1/2006: Hasretinden Prangalar Eskiten Şair: Ahmed Arif2/1/2006: İstanbul Şiirleri: Şair İstanbul/ Nisan Serap Muratoğlu*
BİR KAÇ ŞİİR/ BEKİR KOÇAK
“ŞİİR YAŞASIN”
Şiire Verilmiş Bir Ömür: Melisa Gürpınar...
Türk Edebiyatı: Şiir Kitapları 2004/ Ali ŞAHİN
''ENVER GÖKÇE'' YARIM KALANLAR
63. Yıl Yunus Nadi ödülleri 2009
Savcıya
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM / METİN CELAL
İlköğretime Erotik Şiir Kitabı
Eskimeyen prangalar
"Şiirin Ölümsüz Kadınları - I" | Erdoğan Alkan*
Sevgili Hasan Hüseyin'in anısına saygıyla...
KÖPRÜYE VARINCA KÖPRÜ YIKILDI
KÖPRÜYE VARINCA KÖPRÜ YIKILDI
Nâzım Hikmet de Dokumacıydı...Nâzım Hikmet'i Herkesçe pek bilinmeyen bir yanıyla anmak istiyoruz. Ozan, Bursa Cezaevi’nde yatarken bir vesile ile 1942 yılında dokumacılığa başlıyor. Yedi yıl boyu hemen her gündüz tezgahların başında yüreğinden g
Nazım Hikmet: Şiirden Siyasete, Siyasetten Şiire...Nazım'ın yapıtı, kimi zaman dumanı tüten ekmeğe, çoğu zaman da yazıcısının eril sesine rağmen bereketli sonbahar toprağına benzeyen cezaevi şiirleri, sağlıklı, sağaltıcı bağışla(n)manın kanıtı. Hem n
Ahmed Arifçe Yurdunu SevmekAhmed Arifle Ankarada mülkiyede öğrenciyken 1977de tanışmıştım. Zafer çarşısının ortasındaki Sivaslı Mahmutun kahvesinde uzun bir muhabbetin ardından Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının yeni baskısını imzalayıp vermişt
Daha
Ankara’da Yapılacak Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
Romana Eleştirel Yaklaşım Biçimleri Üstüne Notlar
“Şiir dediğimiz şey paylaşmak içindir”
ŞİİR YAZMANIN GÜÇLÜĞÜ ÜZERİNE / DENEME / ALİ ŞAHİN
Cumalı etkinlikleri sürüyor
Cumalı Buluşması etkinlikleri başladı
31/12/2005: Kubilay Olayı ( 23 Aralık 1930) ve Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

30/12/2005: Lale Müldür'ün yakında yayımlanacak 'Ultrazon'da Ultrason' adlı kitabından iki şiir.
29/12/2005: Bir Site: Edebistan/ ...ve Şiir Yazıları
28/12/2005: Bir Kitap: Nazım Hikmet'in Gerçek Yaşamı/ Kemal SÜLKER
28/12/2005: Şiirin Dip Sularında'dan (Bütün Şiirler 4) iki şiir/ Sait MADEN
28/12/2005: Poesia Dergisi'nde 'Yirminci Yüzyılın 400 Şairi'
25/12/2005: Refik DURBAŞ/ Arif DAMAR (Ayın Şiiri- Cumhuriyet)
25/12/2005: Türk Şiirinin Tarihçesi/ Feridun ANDAÇ
25/12/2005: Türkiye'de Şiir Kuramı Üzerine Bir Kaynakça Denemesi/ G. Gonca Gökalp - Alpaslan :
25/12/2005: 2002 ŞİİR YILLIĞI / Asuman Kafaoğlu- BÜKE
BİR KAÇ ŞİİR/ BEKİR KOÇAK
“ŞİİR YAŞASIN”
Şiire Verilmiş Bir Ömür: Melisa Gürpınar...
Türk Edebiyatı: Şiir Kitapları 2004/ Ali ŞAHİN
''ENVER GÖKÇE'' YARIM KALANLAR
63. Yıl Yunus Nadi ödülleri 2009
Savcıya
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM / METİN CELAL
İlköğretime Erotik Şiir Kitabı
Eskimeyen prangalar
"Şiirin Ölümsüz Kadınları - I" | Erdoğan Alkan*
Sevgili Hasan Hüseyin'in anısına saygıyla...
KÖPRÜYE VARINCA KÖPRÜ YIKILDI
KÖPRÜYE VARINCA KÖPRÜ YIKILDI
Nâzım Hikmet de Dokumacıydı...Nâzım Hikmet'i Herkesçe pek bilinmeyen bir yanıyla anmak istiyoruz. Ozan, Bursa Cezaevi’nde yatarken bir vesile ile 1942 yılında dokumacılığa başlıyor. Yedi yıl boyu hemen her gündüz tezgahların başında yüreğinden g
Nazım Hikmet: Şiirden Siyasete, Siyasetten Şiire...Nazım'ın yapıtı, kimi zaman dumanı tüten ekmeğe, çoğu zaman da yazıcısının eril sesine rağmen bereketli sonbahar toprağına benzeyen cezaevi şiirleri, sağlıklı, sağaltıcı bağışla(n)manın kanıtı. Hem n
Ahmed Arifçe Yurdunu SevmekAhmed Arifle Ankarada mülkiyede öğrenciyken 1977de tanışmıştım. Zafer çarşısının ortasındaki Sivaslı Mahmutun kahvesinde uzun bir muhabbetin ardından Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının yeni baskısını imzalayıp vermişt
Daha
Ankara’da Yapılacak Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
Romana Eleştirel Yaklaşım Biçimleri Üstüne Notlar
“Şiir dediğimiz şey paylaşmak içindir”
ŞİİR YAZMANIN GÜÇLÜĞÜ ÜZERİNE / DENEME / ALİ ŞAHİN
Cumalı etkinlikleri sürüyor
Cumalı Buluşması etkinlikleri başladı

2009
Şubat 2009
Ocak 2009

2008
Aralık 2008
Kasım 2008
Ekim 2008
Eylül 2008
Haziran 2008
Mayıs 2008
Nisan 2008
Ocak 2008

2007
Aralık 2007
Kasım 2007
Ekim 2007
Eylül 2007
Haziran 2007
Mayıs 2007
Mart 2007
Şubat 2007

2006
Aralık 2006
Ekim 2006
Ağustos 2006
Temmuz 2006
Haziran 2006
Mayıs 2006
Nisan 2006
Mart 2006
Şubat 2006
Ocak 2006

2005
Aralık 2005

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Türk Edebiyatı,Şiir,Şair,Ali Şahin,Alsah

BİR KAÇ ŞİİR/ BEKİR KOÇAK

Tarih: 22:07 on 9/2/2009 Kategori: Siir , Şiir

BEKİR KOÇAK (*) / ŞİİRLER
___________________________

 

Dokun Sıcaklığınla

 

aynı göğün mavisini giyindik

bin fidan verdik

                     suyuna

ne sırtımızdaki yük

ne gözlerimizdeki fer

kendi başımıza bıraktı bizi

katlanmak kolay olsa

haydi neyse bir sefer

               atlayıp geçeceğiz tuzakları

               nerde arkamızda ağıtlar

               arkamızda dinmez fırtına

nasıl gidilir yalnız

nasıl susulur şafağa karşı

gizleyecek neyimiz var ki

bakmayın sessizliğimize

el elden tutar 

                 göz göze bakar

aldanıyoruz çocuklar

                   dersimiz

                         ateşle su

                          sonra gök gürlemesi

                          sonra ıssızlık

bunu elbet kitaplar yazar

dokun sıcaklığınla  

               kim ne derse desin

               bozulacak tuzaklar

               pusulacak çiçeklenecek

               o yüzden bu yaygara

 

                                        Bekir KOÇAK

 

 

Haziran Dendi Bize

 

bırakıp gittiniz

suların hırsında bizi

üstümüzde kaldı gözleriniz

mavi boncuk sabrı sabahlar

kahve telvesinde hüzün fısıldar

kulaklarımıza "dağlarımıza

gelince bahar" susar çanları

şehrin

 

 

bırakıp gittiniz camlarda

kaldı adımız haziran

dendi bize okunan

romanlardık

                             siyah beyaz resimler

aşk namustu terde

sonsuzluk isyanı ateş

zaman bizimle tutsak

gönlümüz asi

rüzgar diner bulut eser

kahrolmak aczi midir kuşun

uçmak yalansız günlere

güzelliği olmalı kurtuluşun

 

 

bırakıp gittiniz

evlerimizde barut kokusu huzur ne

susar ne söz dinler

uçar gelinböceği

kanadı kanlı bulut

parmak ucu dal ~eğil

gün görmüş derler önce

ömre çekilir sur

söylenenler duyulmaz

bıçak sırtı çizgide

 

                              Bekir Koçak

 

Seni Ağlamak
                      Sevgili Adnan Yücel'in anısına,

teneke damlarında altındağı'nın
pas kokar is kokar şarap kokardı
kaçamak takılırdı o zaman gecelere
tek sözcükte aranırdı kurtluş/nerdesin
savrulan rüzgardı saçların
bulutsuz gürlerdi sesin

AŞTIM YAĞMURU SELİ
BAHAR SANDIM KARA DÜŞTÜM

acının resmini basarken gazeteler
gözlerin dostluğun saklandığı yerdi
yıba çarşısında 'ayko'da
taylan türküleri çalıp söylerdin
külüne düşman kesilirdi ateş
bir elin hasan hüseyin'de
özgen'deydi bir elin

YOLA VURDUM SENİ ERKEN
YOL UZADI ZORA DÜŞTÜM

kapılar şimdi kapandı işte
yokluğuna dayanılmaz
sensiz nasıl gidilir uzaklara
'acıya kurşun işlemez' belki
bir temmuz sabahında kanadı yara

UÇUP GİTTİN GÜN YURDUNA
TURUNCUDAN MORA DÜŞTÜM

ozan sözü doğrudur elbet
nasılsa olacak birgün
'yeryüzü aşkın yüzü'
çaresizliğin imgeleri düşecek dillerden
kolay düşmeyecek balıklar ağa
sırrına meydan okunacak zamanın
sevgin işlenecek doğaya
çökececek 'saraylar saltanatlar'
neresinde olursa olsun dünyanın

Bekir KOÇAK

 

 

 

SESİNİ TANIYAN RÜZGÂR
-Doğankent beldesi halkına sevgilerle
Göz göze benziyor
sevgi uzak
taşra tafrası fırtına
töre deyince
inci düşünce
toplumsal onulmazlık
kahrın saklandığı mekân
ışkın sürmez bağrı yanık
ot koynunda kertenkele
sesini tanıyan rüzgâr
dalga yorgunu deniz
kutsal ayaklarda iz
-batı-
taş taş üstünde kalmasa da
tarihin elinde tanrı
öfkesi yalın kılıç
süt aklığında yontular
zaman hicran karası
-doğu-
unutmak kolay değil
sadi’yi acem halılarını
ay şavkı ruh-i ilahi
yıldız kırpar ehli bozkır
dili derya
anlamlı muştu takvimde yaprak
bağdat’ı basra’yı geçer
nefes dergâh-ı anadolu
sevdayı donanır
gönül evi
sürer aşkın atını zamana
ahmet yesevi
gün döner, mevlana döner
secdesinde arşı zemin
som altından bir eşik
evvel ezeli
tacı tahtı nar
bektaşi veli
kıta aynı kıta mı
dostluğa dair
yunus-u pir
bahçede gül
düğmesi alev aslı
sevdası külde kerem
lalezara ahu figan
“bir hoş sada” şimdi
dünden bugüne kalan

 

Bekir Koçak

 

 

Utancın Güzelliği Yok
karasız insanlar dünyasındayız
geç kalmış ihbarlar sürülen izde
sen ben çoğalan giz derken
vurdumduymaz sorular bize kalan
zorlanan korku zamansız telaş
yanıtlara öncelik yok nedense

bir masalın lacivert sularına
güzellikleri taşıdı nabzın
unutkan bir şiirin ağına isyan
gözleri tanıdık bizimle yaşıt
akranı kalmamış göçebe tutkular
yabancısı değilse bu masal bu dağın
nasıl varmışız niye varmışız bilmeden
sözcükler ülkesine yorgun argın

durulmuş bir öfkeydi sendeki
yaşlı ya da kimsesiz
bir de yüzün vardı tanış
çıkarsız dostluğa değer veren

gençliği bıçaklanmış kasırgalar vardı
yaşam hükmeden yörüngede
kangren akşamlara tanık
toz pembe hücrelerde tek başına
büyüdükçe büyüdü kahrolası yalnızlık

devri âlem bir dünya
almış yürümüş densizlik
ne insanlar gelip geçti dili zehir/dili bal
ah çeken yenik sayıldı
ürkek yanımıza vurup geçti fırtınalar
hayali yarım kalan kesik kol
bedensiz iki büklüm
toprağa belenmiş/acıya döl olmuş türküm

geç kalmaya gelmez
ölümün sesini gizliyor perdeler
ellerim seyiriyor ben yokum
kimliği sensin seni arayan sesin
kan bağlamış kemendine çakallar
çoğalmış çağrılara kurulan pusu
üzgünüm utancın güzelliği yok
hava gibi su gibi doğrusu
Formun Üstü

Bekir KOÇAK  (Damar Dergisi; Ekim 2000)

 

 

Yıldız Yavrusu


Yıldız Yavrusu
ok yaydan çıktı
söz ağızdan
toplayıp getirmek zor
izlenen bunca rezillik
güzellik teri yüzünde
nefesi kesik


göremeyecek bizi
sesi ayıbından ağır
sayfalara dökmüş geçmişini
geçmişi karanlık
kuşaktan kuşağa düştü kederimiz
yansıyan ışığını aynaların
çoğalan yaz sandık

yaşam ağacı öksüz
yaprakları erken sarı
kısıs üzre budanan acı
düşer üstümüze
yorgun güvercinler göz göze
uçar sonsuzluğa


sinsi bir intiharın
koynunda bulduk seni
başucunda gece
gülüşün acemi
başına buyruk
gülümser yıldız yavrusu
ay ikize gebe


nöbete durmuş töre
alışkın yakmaya saçı
kınası haramdır
hızma üstü gölge
ele güne karşı
tutsaklıktır zaman
gözbebeğinde çölün
perişan küheylan


akan sular durur
üç damla yaş yanağında
sevgi sabırlı ana
alır başını gider ıslık
üç yerimde mermi
beyaz giymese iyi olu
yetimdir ecele karşı
ne kimse tanır
ne hesabı sorulur

Bekir Koçak

 

___________

(*) Bekir KOÇAK: Yozgat 1946 doğumlu. Şair. 1978'de Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirdi. O dönemin zor öğrencilik yıllarında şiirlerinde "Savaş CANOĞUL" adını kullandı.

YAPITLARI: Özgürlüğün Elleri (Şiirler, 1975), Gizemi Temmuzda Saklı (Şiirler, 2000)



*****     *****     *****
DERGİLERDE ŞİİR ( 28 ŞİİR )

 

 

 

 

Ad Olduk Aydınlığa, (Ekin Sanat, Sayı: 35, Ocak 2009 )

Ankara Düşer Yüreğime, (Ekin Sanat, Sayı: 4, Mayıs 2005 )

Aşkın Eli Tufan, (Damar, Sayı: 193, Nisan 2007)

Bu Gece Dinamit Lokumu Gibi Yüreğim, (Yeni Toplum, Sayı: 15, Şubat 1977 (*)

Bunları Yazmaya “Mecburum”, (Ekin Sanat, Sayı: 10, Kasım 2005 )

Çığlık Küskünlüğü, (Ekin Sanat, Sayı: 13, Şubat 2006 )

Dağ Esintisi Gelincik, (Ankara Edebiyat, Sayı: 5, Şubat 2008 )

Gözle Yürek Arası Susmak, (Ekin Sanat, Sayı: 26, Nisan 2008 )

Hasret Sevdanın Kendisi, (Ekin Sanat, Sayı: 30, Ağustos 2008 )

Haziran Dendi Bize, (Ekin Sanat, Sayı: 27, Mayıs 2008 )

Her Ölüm Fidan Dalı, (Ankara Edebiyat, Sayı: 7, Ağustos 2005)

İşsizim Anne, (Ekin Sanat, Sayı: 31, Eylül 2008 )

Kaçıncı Bapta Musa ve Davut, (Ankara Edebiyat, Sayı: 7, Nisan 2008 )

Konur Sokak Uçarı, (Ekin Sanat, Sayı: 27, Haziran 2008 )

Küfür ve İnkâr, (Ankara Edebiyat, Sayı: 9, Haziran 2008 )

Oynuyor Yürekleri Otomatik Silahların, (Yeni Toplum, Sayı: 19, Haziran 1977 (*)

Ölümü Ertelemek, (Ekin Sanat, Sayı: 23, Ocak 2008 )

Sav Evecen Bulutları, (Ekin Sanat, Sayı: 34, Aralık 2008 )

Selam Olsun O Canlara, (Yeni Toplum, Sayı: 12, Kasım 1976 (*)

Sisli Deniz Ufku, (Ankara Edebiyat, Sayı: 10, Temmuz 2008 )

Sunaklar Suskun, (Ekin Sanat, Sayı: 29, Temmuz 2008 )

Susmalı Gece, (Ankara Edebiyat, Sayı: 13, Ekim 2008 )

Şehrin Ozanları, (Ankara Edebiyat, Sayı: 12, Eylül 2008 )

Utancın Güzelliği Yok, (Damar, Ekim 2000)

Yarının Gül Çığlığı, (Ekin Sanat, Sayı: 25, Mart 2008 )

Yeter ki Temmuz Olmasın, (Ekin Sanat, Sayı: 6, Temmuz 2005)

Yıldız Yavrusu, (Ekin Sanat, Sayı: 32, Ekim 2008 )

Yurt İçin Sevdalıyız Ölüme, (Yeni Toplum, Sayı: 12, Kasım 1976 (*)

 

________________________________________________________

 (*): Savaş CANOĞUL İmzası ile Yayımlanan Şiirler

 Utancın Güzelliği Yok

karasız insanlar dünyasındayız
geç kalmış ihbarlar sürülen izde
sen ben çoğalan giz derken
vurdumduymaz sorular bize kalan
zorlanan korku zamansız telaş
yanıtlara öncelik yok nedense

bir masalın lacivert sularına
güzellikleri taşıdı nabzın
unutkan bir şiirin ağına isyan
gözleri tanıdık bizimle yaşıt
akranı kalmamış göçebe tutkular
yabancısı değilse bu masal bu dağın
nasıl varmışız niye varmışız bilmeden
sözcükler ülkesine yorgun argın

durulmuş bir öfkeydi sendeki
yaşlı ya da kimsesiz
bir de yüzün vardı tanış
çıkarsız dostluğa değer veren

gençliği bıçaklanmış kasırgalar vardı
yaşam hükmeden yörüngede
kangren akşamlara tanık
toz pembe hücrelerde tek başına
büyüdükçe büyüdü kahrolası yalnızlık

devri âlem bir dünya
almış yürümüş densizlik
ne insanlar gelip geçti dili zehir/dili bal
ah çeken yenik sayıldı
ürkek yanımıza vurup geçti fırtınalar
hayali yarım kalan kesik kol
bedensiz iki büklüm
toprağa belenmiş/acıya döl olmuş türküm

geç kalmaya gelmez
ölümün sesini gizliyor perdeler
ellerim seyiriyor ben yokum
kimliği sensin seni arayan sesin
kan bağlamış kemendine çakallar
çoğalmış çağrılara kurulan pusu
üzgünüm utancın güzelliği yok
hava gibi su gibi doğrusu



Bekir Koçak / Damar Dergisi Ekim 2000 sayısı

109
0
0
Yorum Yaz