25 07 2011

Çocuklara Şiirler/ Rıfat ILGAZ

Çocuklara Şiirler/ Rıfat ILGAZ

 

Anasayfa  

Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

alsah / blog yazıları İndexi

 

 

 

BENİM GÜZEL YAVRUM

Ondan sonra, benim güzel yavrum,

Bir de oğlu varmış padişahın.

Senin gibi akıllı,

Senin gibi yürekli

Başı dik

Gözü pek,

Babasından daha güçlü,

Senin gibi…

 

Bakmış ki padişah,

Oğlu gün günden büyüyor,

Büyüyüp gelişiyor.

Şunu demek istiyorum,

Oğlu babasını geçiyor.

 

Padişah bu,

Bizim gibi sıradan baba değil ki

Anladın gerisini değil mi,

"Cellat!" demiş padişah,

"Uçurun başını!"

Demiş ama, benim güzel yavrum,

Dediğiylen kalmış!

 

(1981)

Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983

Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)

 

Rıfat ILGAZ

 

 

NE KUŞ, NE BÖCEK

 

Kuşsunuz diyorlar, çocuklarım,

Bir kuşsunuz diyorlar size

Sığınacak kol arayan

Konacak dal arayan

Bir yavru kuş, türkülerde.

Telgrafın tellerine konarsınız

Ezgilere uymak için

Avcılar vurur sizi.

Yeşil başlı ördek olur

Kalırsınız çöllerde

Böyle bir kuş işte!..

 

Kuş değil ya çocuklarım,

Böcek bile olamazsınız!

Bunca yük, bunca borç

Omuzlarınıza vurulmuşken

Hem de doğar doğmaz…

Kanatlanamazsınız!

Uç uç böceğim deseler de

Annenizin alacağı pabuçları

Peşin peşin giydirseler de

Uçamazsınız, çocuklarım,

Bu gidişle!

 

(1981)

Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983

Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)

 

Rıfat ILGAZ

 

 

OKULLAR DİNLENCEDE

Ağıldaydınız sanki çocuklar,

Yaz geldi mi açılacak kapılar,

Dağlara, bayırlara, kıyılara

Köylere, pınarbaşlarına,

Bir avuç darı gibi dağılacaksınız!

 

Ama nerelerdesiniz kuzucuklarım,

Hangi yangın yerinde?

Ne oldu o tatlı dilli,

Güler yüzlü öğretmenler,

Onlar da mı dinlencede

Oh, oh, ne güzel!

 

Ama bu işportacı da kim?

Bu simit tablası da ne?

Nerden çıktı bu boya sandığı?

"Hani ya demli çaydan içen!"

"Taze simit, gevrek simit!.."

"Bayanlar, buyrun!

Sutyenler, don lastikleri,

Çengelli iğneler, yorgan iğneleri!"

 

"On halka yüz lira,

Şansınızı deneyin!"

"Taze ayran, soğuk gazoz!

Buyrun baylar,

Salonumuz da var yukarıda!

Buyrun öğretmenim!"

 

 

Ocak Katırı Alagöz  adlı şiir kitabından 1987

Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)

 

 

Rıfat ILGAZ

 

 

TÜRKÇE'MİZ

 

Annenden öğrendiğinle yetinme

Çocuğum, Türkçe'ni geliştir.

Dilimiz öylesine güzel ki

Durgun göllerimizce duru,

Akar sularımızca coşkulu…

Ne var ki çocuğum,

Güzellik de bakım ister!

 

Önce türkülerimizi öğren,

Seni büyüten ninnilerimizi belle,

Gidenlere yakılan ağıtları…

Her sözün en güzeli Türkçe'mizde,

Diline takılanları ayıkla,

Yabancı sözcükleri at!

 

Bak, devrim ne güzel!

Barış, ne güzel!

Dayanışma, özgürlük…

Hele bağımsızlık!

En güzeli, sevgi!

Sev Türkçe'ni, çocuğum,

Dilini sevenleri sev!

Ocak Katırı Alagöz  adlı şiir kitabından 1987

Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)

 

Rıfat ILGAZ

 

 

UÇURTMA

 

Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki…

Uçurtmayı seviyorlar sözgelişi,

Bir havalandı mı uçurtmaları

Daha da güzelleşiyorlar.

Maviliklerde gözleri

Özgürlüğü yaşıyorlar

Uçurtmalarla birlikte.

 

Koparıp da iplerini hele

Bir kurtuldular mı ellerinden,

Öylesine seviniyorlar ki,

Gidiş o gidiş, bile bile…

 

Kızalım mı umursamayışlarına?

Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.

Onlar da birer uçurtma değil mi?

 

Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,

Alıp başlarını gitmediler mi?

Gözümüzden bile esirgedik

Hangi birinin ipi kaldı elimizde?

 

(1981)

Kulağımız Kirişte  adlı şiir kitabından 1983

Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları)

 

Rıfat ILGAZ

 

 

 

YIKANMA

Leğene girdi mi Mine

Kendini ördek sanır

Annesi verir süngeri eline

Hiç ağlamadan yıkanır.

 

Her yıkanışında Mine

Biraz daha küçülür leğen

Leğen mi küçülür dersiniz

Yoksa Mine mi büyür?

 

 

Rıfat ILGAZ

 


Saat ve Tarih: 03:40 , 19/1/2006 Yazar: AlsahBlog

Yorumlar (0) | Baglantı

 

 

Barış Çocuk/ Tülay ÇELLEK

 

  Mavi bir günaydın yolluyorum sabahına
Yüreğimin sıcaklığını da gününe...

 Tülay ÇELLEK

 

Anasayfa  

Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

alsah / blog yazıları İndexi

 

 

 

BARIŞ ÇOCUK

 

 



Adına BARIŞ koydular
Yaşamla BARIŞIK olsun diye…

Adına Barış koydular
Savaşa karşı dursun diye…

Adına Barış koydular
Barışta çiçeklensin,
Yazsın, çizsin diye…

Adına Barış koydular
Savaşta ölmesin diye…

Adına Barış koydular
Dünyaya barışı yaysın diye…

Ben Barış’ım dedi,
Savaşı durdurmaya gitti.

Barış çocuk
Savaşın kurşunlarıyla
Dünyayı savaşsız göremeden
Toprağa düştü…

Yeşerdi, düştüğü yerde
Ağaç oldu zamanla…

Ve ağaca da BARIŞ adı verildi

Adına savaş koyanlar,
Barış çocuk gibi
Ağacın dallarını da kırdılar.

Ama yine de
Barış fikrini yok edemediler.

Barış çocuk yaşadı
Sonsuza dek,
Barış ağaçlarına can vererek
Yeni doğanlara
BARIŞ adı verdirerek
Barış adına bir çok insanı birleştirerek…

13 – 1 - 2006 / İSTANBUL


Tülay ÇELLEK

 


Saat ve Tarih: 06:24 , 18/1/2006 Yazar: AlsahBlog

Yorumlar (0) | Baglantı

 

 

Çocuk Edebiyatı/ Derya ÖZTÜRK

 

Anasayfa  

Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   

Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   

Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları

alsah / blog yazıları İndexi

 

 

 

Çocuk Edebiyatı

Derya ÖZTÜRK *

Henüz yetişkin olmayan ve eğitilmesi gereken
toplumumuzun en genç üyelerinin düşünce dünyasına
seslenebilecek sözlü ve yazılı ürünlerin tümüne ‘çocuk
edebiyatı’ adı verilir.

Çocuk Edebiyatı’nın amacı:

Bilgilendirme,

Zevk verme,

Çocuğa yaşamı tanıtmadır.

Önemi:

Eğlendirici bir öneme sahiptir.

Onlara yaşama sevinci aşılayacak bir değeri vardır.

Hayatı ve yakın çevrelerini tanımaya yöneltir, çocuk
gelişiminde önemlidir.

Çocuğun diğer davranışlarını da etkiler.

Yaratıcı etkinliklerde bulunması için altyapı
hazırlar.

Dil gelişimine yardımcı olur.

Niteliği:

Çocuğun düzeyine uygun olmalı,

Eğitici olmalı,

Çocuğu araştırmaya ve incelemeye yöneltmeli,

Yaşama sevincini ve iyimserliği işlemeli ama günün
gerçeklerini de yansıtmalı.

1979 ‘un UNESCO tarafından Birleşmiş Milletler Dünya Çocuk Hakları Bildirgesi’nin yayımlanışının 20. yıldönümü dolayısıyla ‘Dünya Çocuk Yılı’ ilan edilmesi, bu alandaki yayın ve etkinliklerin kapsamını genişletir.
Toplumların temelini oluşturan çocukların eğitilmesi gereği açıktır. Bu gereklilik tüm dünya ülkelerinde kabul görmektedir. Çocuk, yaşadığı çağda ve içinde bulunduğu toplumda bir yere sahip olacağını bu eğitim ve uygulanacak edebiyat aracılığıyla anlayabilecektir. Ülkemiz, çocuk edebiyatı adına zengin bir mirasa sahiptir. Dede Korkut hikâyeleri, Nasreddin Hoca fıkraları, Karagöz-Hacivat. Ama hızla gelişen görsel medya karşısında olması gereken yerde değildir. Tanzimat’tan 2.Meşrutiyet’e, 2.Meşrutiyet’ten (Tevfik Fikret; Şermin...) Cumhuriyet’e kadar elbette gelişmeler olmuştur. Çocuk Edebiyatı’na emek veren pek çok nitelikli yazarımız da mevcut. Kitabevlerinde, kırtasiyelerde çocuk edebiyatı bölümüne geniş yer verildiğini görebiliriz. Elbette bunlar önemli adımlar; ancak yeterli mi? Bu eserler çocuklarımıza ne kadar hitap ediyor,ulaşabiliyor? Lütfen, kendinize sorar mısınız? Bugüne kadar kaç tane çocuk edebiyatı eseri okudunuz? Kaç tane çocuk edebiyatı yazarı biliyorsunuz? Hep ‘okuyan bir toplum’ olmadığımızdan yakınırız. Bunun temellerini çocukluğumuzda aramamızın pek de yanlış olmayacağını sanıyorum. Çocuğu önemseyen, yapıcı seneçekler sunarak üreticiliği hedef alan bir kültür oluşturma yolunda yazarlara, yayıncılara, anne-babalara görevler düşüyor. Unutmayalım onlar, bizim geleceğimiz...

* Maltepe Şubesi, Marmara Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümü öğrencisi

 

 

1692
0
0
Yorum Yaz