Nezihe Muhiddin Hanım

29/10/2006 · Kategori: Inceleme




Nezihe Muhiddin Hanım


Cumhuriyet Dergi 11.09.2005

Türk kadınları siyasi hayata atılmalı mıdır?

Kadınlar Birliği tarafından, kadınların da siyasi sahada çalışmak için Cumhuriyet Halk Fırkası'na dahil olması üzerine bir müracaatın vaki olduğu (yapıldığı) yazılmıştı. Dün bu hususta bir muharririmiz daha fazla izahat almak ve meseleyi tenvir etmek (aydınlatmak) maksadıyla Kadınlar Birliği Reisi Nezihe Muhiddin Hanım'la görüşmüştür. Nezihe Muhiddin Hanım bu hususta demiştir ki:

-"Evet, böyle bir müracaat vaki oldu. Hem de doğrudan doğruya fırkanın Ankara'daki merkezine müracaat ettik. Fakat daha henüz bir cevap alınmadı. Müracaatımızın sebeplerine gelince; mademki kadınlar inkılaptan sonra her sahada çalışmaya başladılar, memleketin münevverlerini (aydınlarını) sinesine toplamış olan Halk Fırkası'na girerek siyasi sahada da çalışmaları en sarih (açık) bir haklarıdır. Burada da kadınların rey (oy) ve fikirlerinden istifade edilecek birçok cihetler (yönler) vardır.

Erkekler siyasi hukuktan istifade ediyorlar da kadınlar niçin etmesinler? Bazı cihetlerde kadınlar erkeklerden daha mı aşağı bir mertebededir?

Saka Mehmed Ağa ile çamaşırcı Fatma Hanım arasında siyasi hukuk nokta-i nazarından (açısından) ne gibi bir hak üstünlüğü aranmalıdır? Türk kadınında hiçbir meziyet göremiyor muyuz?

- Peki hanımefendi, Fırka'ya dahil olununca arzu edilen siyasi hukuk tamamen elde edilebilecek midir?

- Bu tabii derhal mümkün olmaz. Bendeniz tetkik ettim (inceledim). Böyle siyasi hukuk verilmeden de siyasi fırkalara kadınların kabul edildiği memleketler vardır.

- Bir fırka herhalde en çok siyasi bir gaye için teşekkül etmiştir. Siyasi hukuku olmadan fırkaya giren kadınların ne gibi bir gayesi olabilir?

- Bu hususta gayemiz birdir. Bu gaye de, sırf memleket gayesidir. Erkeklerle kadınların burada ayrıldıkları cihet yoktur. Fırkada da kadınların çalışabilecekleri sahalar vardır. Sonra arz ettiğim gibi tedricen siyasi hukuk da kadınlara verilebilir.

- Siyasi hukuk pek az memleketlerde kadınlara bahşedilmiştir. Avrupa'nın en medeni memleketlerinin bazılarında da kadınların yalnız intihab etmek (seçmek) salahiyeti (yetkisi) vardır. Orada kadınlar intihab edilemezler (seçilemezler). Binaenaleyh siyasi sahadaki hakları yalnız seçme hakkıyla sınırlıdır. Bu husustaki fikirleriniz nedir? Kadınlara evvela seçme hakkı mı verilmelidir?

- Benim fikrime kalırsa kadınlar bizde evvela seçilmek hakkına sahip olmalıdırlar. Evvela seçilsin, sonra seçsin. Çünkü kadınlarda bugün münevver kısım çok azdır. Bununla birlikte bir derece ile bunları belirlemek mümkündür. Mesela ibtidai (ilk) mekteplerden mezun olan kadınlar seçme hakkına sahip olabilirler. Ne ise bu mesele feri (ikincil) bir meseledir. Kadınlar her halde siyasi sahada çalışmalıdırlar. Çünkü kadın erkeğin işini tamamlar. Ama bazen erkek önde kadın arkada, bazen kadın önde erkek arkada yürür. Gaye hep birdir; memleket gayesi...

Muharririmiz, Nezihe Muhiddin Hanım'la bu mülakatı yaparken orada bulunan Darülelhan sanatkârlarından Mutahhara Hanım da Nezihe Hanım'ın nokta-i nazarını (bakış açısını) müdafaa etmiş ve kadınlara siyasi hukukun verilmesi arzusunu göstermiştir.

10 Ocak 1926



Nezihe Muhiddin Hanım

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »